Anti virüs programımız & vicdan

ANTİVİRÜS PROGRAMIMIZ & VİCDAN

Senin hiç vicdanın yok mu?,

ne kadar da vicdansız,

birazcık vicdanı olsa bunu yapmazdı,

ne kadar da vicdanlı baksana,

ne kadar sıkıntı çeksem de vicdanım elvermedi…

bu gibi cümleleri ne kadar çok kullanırız ve kullanıldığını duyarız değil mi?

Vicdan! İnsan söyleyince bile etkileniyor. Öyle bir şey ki sürekli sizinle beraber olan bir akıl hocası gibi ancak tek farkı vicdan hiç yanılmıyor. Doğuştan içimize konmuş bize her daim doğruyu ve doğruluğu gösteren bir pusula…

Bir kuşa bakışımızda, bir çocuğu sevişimizde, bir insana yardım edişimizde, sıkıntılara göğüs gerişimizde, birine karşı üzülüşümüzde, adaleti tesis edişimizde, başkalarını her değerlendirişimizde, çocukların oyuncaklarını paylaşmalarında, ağlayan insanlara acımamızda ve daha birçok şeyde kısacası insan oluşumuzda hep vicdan var.

İnsanın aklına şöyle bir soru geliyor, vicdan eğitilebilir mi? Neden bu soru geliyor çünkü bakıyorsunuz bir anne bebeğini sokağa bırakabiliyor, bir baba çocuğunu dövebiliyor ve daha neler neler oluyor vicdana sığmayan…

Vicdanlar farklı olduğuna göre belli ki eğitilebiliyor, aynı olaylara bir kısmı üzülürken bir kısmı seviniyor. Ya da başkasını ayıplarken kendisi yapıyor. Evet, vicdan eğitilebiliyor. Peki, nasıl ve ne zaman?  Sanki bana öyle geliyor ki vicdan, doğuştan itibaren doğru ve yanlışları kendiliğimizden keşfedinceye kadar yapılan öğretilerdir. Eğer bu zamanı kaçırırsak şöyle cümleleri duyarız gibi, kendin ettin kendin buldun? Sanki yetiştirdin mi ki ne bekliyorsun…

O zaman bu vakti kaçırmayalım. Ne de olsa “AĞAÇ YAŞKEN EĞİLİR”

Sizlere Bahtiyar Vahapzade’nin güzel bir şiiriyle veda etmek istiyorum:

Vicdan

İki yolun ayrımında ben durup 
Gah o yandan, gah bu yandan korkarım 
Devden değil, sinek kadar gücüyle 
Ben kendini dev sayandan korkarım

Hakk evinde hak divanı kurulmuş 
Her kazancın öz kıymeti sorulmuş 
İddiası boynumuza yük olmuş 
Bağışlanan şeref şandan korkarım 

Bu dünyadan umacağım mizandır 
Korktuğum kes bu mizanı bozandır 
Tok herifin kudurması, yamandır 
Acandan yok, ben doyandan korkarım 

Uyarsak biz nefs adlanan elçiye 
Tükürürüz vicdan kesen ölçüye 
Odur veren düz, kıymeti her şeye 
Vicdanından korkmayandan korkarım

Yazar

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Kişisel durumunuz için bir uzmanla görüşmeniz en doğrusudur.

Bu yazı size tanıdık geldiyse

Kısa bir ön görüşmeyle konuşmaya başlayabiliriz.

Bunlar da ilginizi çekebilir

  • Sustukça Kaybolma

    Sustukça Kaybolma

    Bazen konuşamayız, anlatamayız kendimizi, kelimelere dökemeyiz aklımızdan geçenleri. Sessizlik hâkim olur dakikalara, bazen de saatlere, aylara, yıllara. Aslında vardır dinleyenimiz ama yoktur anlatmaya gücümüz. Bazen…

  • Ben gerçekten kimim?

    Ben gerçekten kimim?

    Bizler hayatımız boyunca birbirinden farklı şeyler yapar, birçok şeyi öğrenmek için çaba gösteririz. Okullar bitirir, şehirler gezer, meslekler dener, yeni…

  • Eğitimin önündeki en büyük engel, alay!

    Ne demek alay? Ve neden eğitimin önünde en büyük engel? Alay: Bir kimsenin, bir şeyin, bir durumun, gülünç, kusurlu, eksik…