Sıcacık yuvam 3

DEĞER (KIYMET) BİLMEK

Dünyanın yedi harikası nedir? Desek saymaya başlarız, Çin Seddi, Mısır Piramitleri gibi…

Hâlbuki dünyada onlardan daha harika şeyler var. Onları görebilmek mesela, gözünüzü Çin Seddi karşılığında satar mısınız? Elbette hayır. Kıymeti biçilemeyen iki mücevher taşıyoruz. Ya kulaklarımız, burnumuz, kollarımız, ayaklarımız, kalbimiz… Daha yüzlerce harika eser var vücudumuzda.

Peki, ya sağlığımız…

Eskiler “afiyette olasınız” derlerdi. Afiyet…

Sağlık vücudumuzdaki organlarımızın yerli yerinde olması ve çalışması demek, ya afiyet… Ağız tadı…

Sağlık ve afiyette olmak değerli, kıymetli bir şey değil mi? Bunu sağlığını kaybetmiş birini ziyaret ettiğimizde, hastanelere gittiğimizde ya da kendimiz hastalandığımızda anlıyoruz. İşte o anlarda sanki zaman duruyor. Lezzetli bir yemeğin tadı, bir simidin kokusu, işimiz, ödevimiz, planımız anlamsız geliyor. O zaman anlıyoruz sağlıklı olmanın ne demek olduğunu. Bu durumları yaşamadan sağlıklı olmayı sıradan bir şeymiş gibi düşünüyoruz sanki…

Hayat ne kadar da değerli öyle değil mi? Bunu anlamak için mezarlıklara gitmek gerekmez sanırım. Yakınlarını ve sevdiklerini kaybetmiş birilerini gördüğünüzde anlarsınız hayatın, yaşamanın değerini. Bence bunları görmeye gerek var mı hayatın değerini anlamak için. Her sabah kalktığımızda parıldayan güneş, masmavi gökyüzü, bir yudum su, içimize çektiğimiz bir nefes yetmez mi hayatın değerini anlamaya.

Ya hayallerimiz onlar bizim can yoldaşımız, bize nefesimiz gibi hayatta tutan yol göstericilerimiz, hayata perçinleyen çivilerimiz, bizi harekete geçiren motorlarımız. Bunların kıymeti ölçülebilir mi?

Peki, bize hayatın anlamını hissettiren sevdiklerimiz. Annemiz, babamız, kardeşimiz, eşimiz, çocuklarımız, arkadaşlarımız, dostlarımız. Ve daha niceleri…

Bir düşünürün dediği gibi “hayatta bir dostun olsun, başka hiçbir şeye ihtiyacın olmaz”

  • sevdiklerimizi görmek,
  • sevdiklerimizi duymak,
  • sevildiğimizi bilmek,

Ve en önemlisi de sevmek, sevilecek şeyler bulmak…

Kısaca, kıymet bilmek ve kıymetini bilmek…

Yazar

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Kişisel durumunuz için bir uzmanla görüşmeniz en doğrusudur.

Bu yazı size tanıdık geldiyse

Kısa bir ön görüşmeyle konuşmaya başlayabiliriz.

Bunlar da ilginizi çekebilir

  • Sustukça Kaybolma

    Sustukça Kaybolma

    Bazen konuşamayız, anlatamayız kendimizi, kelimelere dökemeyiz aklımızdan geçenleri. Sessizlik hâkim olur dakikalara, bazen de saatlere, aylara, yıllara. Aslında vardır dinleyenimiz ama yoktur anlatmaya gücümüz. Bazen…

  • Ben gerçekten kimim?

    Ben gerçekten kimim?

    Bizler hayatımız boyunca birbirinden farklı şeyler yapar, birçok şeyi öğrenmek için çaba gösteririz. Okullar bitirir, şehirler gezer, meslekler dener, yeni…

  • Eğitimin önündeki en büyük engel, alay!

    Ne demek alay? Ve neden eğitimin önünde en büyük engel? Alay: Bir kimsenin, bir şeyin, bir durumun, gülünç, kusurlu, eksik…