Sıcacık yuvam 2

“SICACIK YUVAM” deyince belki aklınıza, taştan, tuğladan, tahtadan ve dört duvarı olan içine girilip yaşanılan yer gelmiş olabilir. Benim kastettiğim yuva ise, doğumdan ölüme kadar içinde yaşadığımız bizi biz yapan, etten, kemikten, duygu ve akıldan oluşan, istesek de istemesek de gece gündüz ve bir ömür birlikte olduğumuz vücudumuzdur.

İşte bu yuvamızı sıcacık hale getiren temel kısmını oluşturan “İRADEYİ” işlemiştik geçen hafta…

Şimdide yuvamızı inşa etmeye devam edelim. 

POTANSİYELİNİ BİLMEK

Evet, potansiyelimiz, var olan gücümüz, yapabilirlik durumumuz, yeteneklerimiz…

Bizim potansiyel gücümüz ne? Mükemmel miyiz yoksa değil miyiz? Arkamıza yaslanıp, işlerden de biraz sıyrılarak düşünelim bir kere, hatta gözlerimizi de kapatarak, lütfen bunu hemen yapalım. Hayatta isteyip, üzerine düşüp te yapamadığımız bir şey var mı? Düşünün bulabildiniz mi? Hayır yok değil mi?  Bence de… O zaman rahatlıkla şunu diyebiliriz. İnsan olarak gerçekten büyük, çok büyük, sınırlarını bilemediğimiz, tahmin bile edemediğimiz bir potansiyele sahibiz.

Düşünsenize bir elma çekirdeğini, küçücüktür ama içinde muhteşem bir enerji barındırır. Binlerce, milyonlarca, milyarlarca elma ağacı ve elma üretme potansiyeli vardır. Bu gücün ortaya çıkması için toprak gerek su gerek en önemlisi dikmek gerek. Bütün bunları tam yapsan da sabır gerek…

Bir insanın yapabilme sınırı nedir sizce? Bunu tahmin edebilir misiniz? Bilmiyorum ama ben tahmin edemiyorum. Hatırlayalım tarihimizdeki o güzel sayfaları, her bir satırında inanç ve enerji var. Sayıca az olduğumuz halde ne muhteşem zaferler. Mimar Sinan’ı düşünün ne harika eserler bırakmış, hani günümüzün teknoloji dehası mimarları, demek ki yapabileceklerimiz imkânlarla değil, yapabileceğimize inanmak, gayret ve sabırla mümkündür. Ama önce var olan potansiyelimizi kabullenmek ve onu işlemeye başlamak.

  Bir kabul ettin mi var olan potansiyelini, artık geri dönüşü olmayan dikenli yollardan bir hışımla zirvelere çıkmak hiç de zor değil, o halde potansiyelini bilmek ve kullanmak için ne duruyoruz.

Artık yuvamızın ilk kolonu hazır, sırada ikinci kolon var.

Yazar

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Kişisel durumunuz için bir uzmanla görüşmeniz en doğrusudur.

Bu yazı size tanıdık geldiyse

Kısa bir ön görüşmeyle konuşmaya başlayabiliriz.

Bunlar da ilginizi çekebilir

  • Sustukça Kaybolma

    Sustukça Kaybolma

    Bazen konuşamayız, anlatamayız kendimizi, kelimelere dökemeyiz aklımızdan geçenleri. Sessizlik hâkim olur dakikalara, bazen de saatlere, aylara, yıllara. Aslında vardır dinleyenimiz ama yoktur anlatmaya gücümüz. Bazen…

  • Ben gerçekten kimim?

    Ben gerçekten kimim?

    Bizler hayatımız boyunca birbirinden farklı şeyler yapar, birçok şeyi öğrenmek için çaba gösteririz. Okullar bitirir, şehirler gezer, meslekler dener, yeni…

  • Eğitimin önündeki en büyük engel, alay!

    Ne demek alay? Ve neden eğitimin önünde en büyük engel? Alay: Bir kimsenin, bir şeyin, bir durumun, gülünç, kusurlu, eksik…