Sıcacık yuvam

İnsanın hayatta en çok istediği güzelliklerden birisi değil midir kendine ait bir yuvasının olması, geçiciliğini bile bile…

Maddi cihetten düşündüğümüzde bütün ömrümüzü sıcacık bir yuva kurmak, bir ev satın almak için harcamıyor muyuz?

  • Bir evim olsa başka bir şey istemem.
  • Bu kadar çok çalıştım hayatta, bir evim olsaydı
  • Şükürler olsun bir evimiz bari var.
  • Yuvamın sıcaklığını hiçbir şey vermiyor.
  • Kendi evim dışında hiçbir yerde rahat edemiyorum.
  • Evim gibisi yok…

İşte ev ve yuvamız için söylediklerimizden bazıları.

Madem hayatımızda bu kadar önemli yer kaplıyor, o zaman gelin kendi evimizi (yuvamızı) kendimiz kuralım.

Tamam, kuralım ama nereye yapacağız. O zaman önce arsamızı alalım. Peki, sizce arsayı nasıl bir yerden almalı?

Sesinizi duyar gibi oluyorum.

“Sağlam zeminli bir yerden”

Evet, doğru. Zemin sağlam değilse, nasıl yaparsanız yapın, evimiz yuvamız çökmeye mahkûmdur, eğer kısa sürede çöksün istemiyorsak sağlam zeminli bir yerde kurmalıyız yuvamızı.

Peki, arsamız hangi diyarda olmalı?

– Hiçbir depremin, selin ve rüzgârın yıkamayacağı bir diyarda olmalı ki, kuracağımız yuva görenlerin gözünü kamaştırsın, içine girenlerin gücüne güç katsın, oturanların kalkası gelmesin ve de diyardan diyara, nesilden nesile, gönül rahatlığıyla aktarılsın.

Kısacası; gireni de, göreni de, oturanı da, neslini de, diyarını da gururlandırsın, mutlu etsin.

Bütün bunlar çürük zeminli bir yerde yapılacak yuvada gerçekleşebilir mi?

Bence de hayır. Gerçekleşemez.

Bu kadar laflamak yeter herhalde.

Artık işe koyulsak, biran evvel yuvamızı kursak iyi olacak.

Evet, artık temelimizi atalım. Temel deyip geçmeyin. En çok maliyeti olan, en çok zaman alan, en çok malzemenin kullanıldığı yerdir.

Temel, zemin sağlamlığından sonra en önemli şeydir. Binayı en çok destekleyen, koruyan, dış etkenlerden etkilenip etkilenmeyeceğine karar veren en önemli merkezdir.

Çıkış noktasıdır ya da başlangıç….

Eh, artık zamanı geldi. Düğmeye bastık bu kadar süre uğraştığımız, hazırladığımız temele bütün harcımızı döküyoruz.

Başladı şekillenmeye. Görünmez gibi de olsa, üzerindeki onca yükü tutabilecek, kaldırabilecek, koruyabilecek güçtedir. O halde görelim artık temelimiz nedir?

İRADE

Ne kadar güçlendirirsek, problemlere karşı o kadar dayanıklı olur.

İrade, doğruları yanlışları fark etmemizi sağlayan bir tercih sistemidir.

Ve bu yuvamızın temelini oluşturur.

Biz onu ne kadar derinde ve ne kadar malzeme (demir, çimento, su) koyacağımıza karar vererek şekillendiriyoruz. Cıvık da olabilir, sert de.

Hani beton gibi iradesi var derler ya, işte sağlam irade için bütün malzemeleri gerektiği kadar koymak, gerektiği şekilde karıştırmak gerekir.

İşte o zaman yuvamızın temeli sapasağlam olur ve hiçbir dış etkenlerden etkilenmeden bütün ihtişamıyla ayakta durur. Madem yuvamızın temeli sağlam oldu.

Artık yan kolonları, duvarları örmeye geçebiliriz.

İRADENİZ BOL OLSUN…

Yazar

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Kişisel durumunuz için bir uzmanla görüşmeniz en doğrusudur.

Bu yazı size tanıdık geldiyse

Kısa bir ön görüşmeyle konuşmaya başlayabiliriz.

Bunlar da ilginizi çekebilir

  • Sustukça Kaybolma

    Sustukça Kaybolma

    Bazen konuşamayız, anlatamayız kendimizi, kelimelere dökemeyiz aklımızdan geçenleri. Sessizlik hâkim olur dakikalara, bazen de saatlere, aylara, yıllara. Aslında vardır dinleyenimiz ama yoktur anlatmaya gücümüz. Bazen…

  • Ben gerçekten kimim?

    Ben gerçekten kimim?

    Bizler hayatımız boyunca birbirinden farklı şeyler yapar, birçok şeyi öğrenmek için çaba gösteririz. Okullar bitirir, şehirler gezer, meslekler dener, yeni…

  • Eğitimin önündeki en büyük engel, alay!

    Ne demek alay? Ve neden eğitimin önünde en büyük engel? Alay: Bir kimsenin, bir şeyin, bir durumun, gülünç, kusurlu, eksik…